Azam Ali, ortak ve solo çalışmaların yer aldığı 10 albümü içeren on yılı aşkın müzik kariyerinde, günümüz dünya müzik sahnesindeki en verimli, çok yönlü ve yetenekli şarkıcılardan biri olduğunu ortaya koyar. Belli bir kültüre odaklanıp kalmayı reddedişi ve tek bir müzik formuna sıkışıp kalmaya yanaşmaması, dünya çapında hem takipçilerinin hem de eleştirmenlerin takdirini toplar. Yayınladığı külliyata bakıldığında, onun günümüz müziğindeki en iyi şarkıcılar ve besteciler arasındaki yeri yadsınamaz şekilde ortaya çıkar.
Azam Ali Tahran’da doğdu, dört yaşında taşındıkları, Maharashtra eyaletindeki güzel bir dağ istasyonu olan Panchgani kasabasında büyüdü. Orada on bir yıl boyunca uluslararası bir yatılı okulda okudu; bu esnada Hindistan’ın zengin müzik ve kültürünü özümsedi. Azam’ın hayatta izlediği yol, sanatın ve ruhaniliğin önemi üzerinde duran, insanlığa hizmet etme anlayışına sahip toplumsal dönüşüm önderleri yetiştirmek üzere ahlaki ve akademik bir mükemmelliğe odaklanmış olan ve tesadüfler sonucu girdiği bu okulda yetişmesinin doğal bir sonucuydu. Sonraki yıllarda Azam’ın müziğinin şekillenmesinde bu misyon büyük rol oynadı.
1979’taki İran devrimi pek çok İranlı gibi Azam’ın hayatının gidişatını da değiştirdi. Annesi, pek çok İranlı gibi, kızını belirsizliklerle dolu bir ülkeye geri getirmek istemediğinden, yurdundan ve buradaki yaşamından ayrılmaya karar verdi. Azam henüz bir genç kızken, 1985’te birlikte Amerika’ya göçtüler.
Azam ABD’ye yerleşmelerinden kısa bir süre sonra, İranlı usta Manoocher Sadeghi’nin gözetiminde santur öğrenmeye başladı. Sadeghi usta ile sekiz yıl süren yoğun çalışmaları sonucunda Azam ünlü bir santur müzisyeni haline geldi. Ancak Azam deneyimlediği duyguların hepsini bu çalgıyla ifade edemediğini görmeye başlamıştı. Hocası onu ilk kez birlikte yaptıkları derslerden birinde şarkı söylerken duydu. O kadar etkilenmişti ki, Azam’a çok istisnai duygusal bir niteliğe sahip sesi olduğunu, bunun üzerinde çalışıp geliştirmesi gerektiğini söyledi. Azam bu cesaretlendirme sonrasında, sesinin özelliklerini keşfederek, sonuçta kendini eksiksiz bir şekilde ifade edebileceği, sonrasında Billboard dergisinin “unutulmaz, muhteşem bir çalgı” olarak nitelendireceği bir anlatım aracına kavuştu.
Bir yandan klasik batı, Hint, İran ve Doğu Avrupa gibi çeşitli vokal gelenekleri üzerine resmi eğitim alırken, Azam’ın gerçek tutkusu insan sesinin muazzam potansiyelini, özellikle de insan sesinin saf duyguyu ifade ederken dilsel, kültürel ve ruhani engelleri aşabilme özelliğini keşfetmekti. Azam şarkı söyleme yaklaşımı kendisine sorulduğunda, “insan sesinde merakımı en çok uyandıran şey, taşıdığı dönüştürme gücü vasıtasıyla her şeyi berraklaştırma becerisidir. İnsan sesi sadece kelimelerin bir taşıyıcısı değildir. Bu benim için, içinde her şeyin mükemmelen anlam kazandığı soyut bir düş gibidir,” diye açıklamıştı.
Halihazırda Montreal’de (Quebec) yaşayan Azam, 1996’da kurduğu, dünya müziğinde çok yüksek satış rakamlarına ulaşan ikili Vas ile yaptığı çalışmalarla uluslararası ölçekte ismini duyurdu. Azam şu sıralar besteci/müzisyen Loga Ramin Torkian ve iki kez Grammy’ye aday olmuş besteci/remiksçi Carmen Rizzo ile birlikte kurduğu dünya müziği grubu Niyaz ile çalışmalar yapıyor.
Azam’ın bu iki isimle birlikte yürüttüğü Niyaz projesi, İran, Türkiye ve Hindistan’dan ortaçağ Sufi şiirleri ve halk şarkılarını ve zengin akustik tınıları modern elektronik seslerle harmanlıyor. Niyaz Six Degrees Records’tan çıkardığı, eleştirmenlerden övgü toplayan ve çok satan iki albümle, bir 21. yüzyıl küresel trans geleneği yarattı ve hayli kalabalık dünya müziği alanında hızla öne çıkan bir grup haline geldi. Niyaz eleştirmenlerce zamanın en yenilikçi topluluklarından biri olarak kabul edilmektedir. Hem toplulukla aynı ismi taşıyan 2005 tarihli ilk albümleri, hem de 2008’de yayınlanan Nine Heavens adlı ikinci albümleri, itunes Dünya Müziği listesinde zirveye çıktı ve burada haftalarca kaldı. Bu iki albüm de Billboard’ın Dünya Müziği listesinde ve Avrupa Dünya Müziği Listesinde boy gösterdi. Niyaz 2005’ten beri dünya çapında turneler yapmakta. Topluluk turnelerine Mart 2005’te Delhi’de (Hindistan) verdikleri konserle başladı; ardından ABD, Fransa, Japonya, İspanya, Türkiye, Dubai, Meksika ve Kanada’da konserler verdi. 2006’da Kanada Sanat Konseyi, Niyaz’ın Kanada çapında turneye çıkmalarını sağladı. Topluluk 2006’da Montreal Caz Festivali, Vancouver Caz Festivali, Calgary Folk Festivali gibi önde gelen festivallerde ve de büyük prestij sahibi iki vitrinde, yani New York’ta yapılan Globalfest’te ve Sevilla’da yapılan WOMEX’te sahne aldı. Azam Niyaz ile birlikte dünya çapındaki turnelerine devam etmektedir.
Azam topluluk çalışmalarının yanı sıra, büyük başarı kazanmış iki solo albüm de çıkardı. 2002’de, yapımcılığını kendi üstlendiği, Ortaçağ Batı Avrupa şarkılarını yorumladığı, ilk albümü Portals of Grace’i çıkardı. Billboard bu albüm için, “Bu yıl Portals of Grace kadar büyüleyici bir vokal albümü daha kolay kolay çıkmaz,” yorumunda bulundu. Onun sıradışı sesi ve albümdeki duygu yüklü performansı eleştirmenlerden büyük alkış topladı ve dünya müziği sahnesindeki saygın bir şarkıcı olarak konumunu pekiştirdi.
Azam 2006’da ikinci solo albümü Elysium for the Brave’i çıkardı. Albüm onun müziğindeki gelişimde yeni bir evreye işaret ediyordu; çok farklı müzik geçmişlerine sahip, birbirinden farklı isimlerle çalışmış müzisyenleri bir araya getirdiği çalışma onun şimdiye kadarki en iddialı albümü olarak görüldü. İlk kez baskın olarak İngilizce şarkı söylediği albümde, şarkılar sözlerini bizzat Azam’ın yazdığı ve onun önceki çalışmalarında sadece ipuçlarının yer aldığı şiirsel bir lirizme dayanıyordu. Çok farklı soundları kusursuz bir şekilde bir araya getirmek üzere, albümde King Crimson’ın ritm kadrosu Trey Gunn ile Pat Mastelotto, İranlı klasik kemancı Kiavash Nourai, Azam'ın Niyaz’da birlikte çalıştığı Loga Ramin Torkian ile Carmen Rizzo ve de ünlü film müziği bestecileri Tyler Bates ile (Dead Can Dance’le birlikte çalışmalar yapmış olan) Jeff Rona gibi birbirinden yetenekli müzisyenler yer aldı. Sonuçta, Azam’ın kültürel ve müziksel etkilenimlerinin, rock, elektronik ve dünya müziği tınılarıyla etkileyici, atmosferik bir dokuda iç içe örüldüğü bir çalışma ortaya çıktı.
“Genişlemek benim için vazgeçilmez bir ihtiyaç. Yapım, aynı yerde uzun süre kalmama izin vermiyor. Bunun nedeni şu olsa gerek: Hayatım boyunca o kadar çok yer değiştirip her şeye baştan başladım ki, dış koşulların iç dünyayı nasıl etkilediğinin ve bunun algıda yarattığı etkilerin gayet farkındayım. Dolayısıyla müziğim haliyle bu sabit kalamama ve kendimi tek bir kültürle özdeşleştirememe durumunu yansıtıyor. Şimdiye dek yaptığım bütün o birbirinden farklı müzikleri düşünüyorum da, gelişimimim o anki durumumun fotoğraflarını sunacak şekilde bundan sonra da böyle devam edecek; ve tıpkı fotoğraflarda olduğu gibi, bazılarında enfes gözükebilirim, bazılarında gözükmeyebilirim. Benim için önemli olan şey şu: risk alıyorum, güveniyorum, elimden geleni yapıyorum ve gerisini akışına bırakıyorum.”
Azam’ın sesini her türlü müzik tarzına uyarlayabilmedeki müthiş yeteneği çok çeşitli sanatçıların dikkatini çekti. Azam System of a Down’dan Serj Tankian, The Crystal Method, King Crimson’dan Pat Mastellato ile Trey Gunn, Dredg, eski Nine Inch Nails kadrosundan Chris Vrenna, Juno Reactor’dan Ben Watkins, Buckethead, Steve Stevens, Mercan Dede, dünya çapında meşhur Japon topluluk Kodo, Zakir Hussain, Ömer Faruk Tekbilek ve de (Hart’ın grubu Bembe Orisha’nın ön vokalisti olarak iki yıl birlikte turneye çıktığı) Mickey Hart ile stüdyoda ve sahnede ortak çalışmalar yaptı.
Azam ayrıca Harry Gregson Williams, Mychael Danna, Graeme Revell, Ramin Djawadi, Brian Tyler, Michael Giachinno, Tyler Bates, Jeff Rona gibi dünyaca ünlü çeşitli film müziği bestecileriyle çalıştı. Onun ayrıksı sesi "Matrix Revolutions","Godsend", "Papparazi", "The Nativity Story", "Speed Racer", “Season of the Witch”, "Children of Dune", "Earthsea", "Dawn of the Dead", "Alias", "The Agency, "Prison Break”, “Prince of Persia” gibi pek çok filmde ve dizide boy gösterdi.
Ajax animasyon alanı